“Bu Yaştan Sonra Piercing mi?” Diyenlere Bir de Buradan Bakalım

Kulağın memesindeki küpeye kimse bir şey demiyor da takı iki santim yukarı çıkınca neden doğum tarihimizi açıklamamız gerekiyor, onu pek anlayamıyorum.
Yıllardır küpe takan birinin kulağının üst kısmına bir halka eklemesi, bir anda “Bu yaştan sonra…” diye başlayan cümlelere konu olabiliyor. Burunda, kaşta ya da dudakta bir piercing görünce de takıdan önce kişinin yaşı konuşuluyor.
Oysa takıyı takan kişi belki yalnızca aynaya bakıp “Güzel oldu” demiştir. Konu onun için bu kadar basitken çevresinde küçük bir değerlendirme kurulu toplanabiliyor. Üstelik kurulun ne zaman kurulduğunu, üyelerin kim tarafından seçildiğini bilen de yok.
Bir piercingi beğenmek neden açıklama gerektirsin?
Kulak memesine küpe takmaya alışığız. Bu yüzden oradaki takıyı çoğu zaman sorgulamıyoruz. Aynı takı kulağın üst kısmına geçtiğinde ise ona farklı anlamlar yükleyebiliyoruz: Dikkat çekmek istiyor, genç görünmeye çalışıyor, yaşını kabul etmiyor…
Bunların hepsi, sahibine sorulmadan takıya eklenen hikâyeler.
Belki o kişi burnundaki küçük halkayı yüzüne yakıştırıyor. Belki kaş piercingini yıllardır beğeniyor ama ancak şimdi yaptırmaya karar verdi. Belki de daha önce hiç ilgisini çekmeyen bir modeli yeni gördü ve sevdi.
Her tercihin arkasında büyük bir hesaplaşma olması gerekmiyor. Bazen bir takı, insanın üzerinde görmek istediği bir takıdır.
Genç görünmeye çalışmıyorum, böyle görünmeyi seviyorum

Ben 50 yaşındayım. Piercinglerim var, bol ve yırtık pantolonları seviyorum. Sabah dolabımı açtığımda gençliğimi geri getirecek bir kombin aramıyorum. İçinde rahat ettiğim, kendime yakıştırdığım şeyleri seçiyorum.
Bir pantolonu seviyor olmamın gerekçesini doğum yılımla birlikte sunmak da aklıma gelmiyor doğrusu.
Piercing için de aynı şey geçerli. İnsan onu bugünkü yüzüne, saçına, giyimine yakıştırabilir. Aynadaki hâlini sevmesi, başka bir yaşta görünmek istediği anlamına gelmez.
Yaş almakla birlikte zevklerimiz değişebilir. Eskiden sevdiğimiz bir şeyi artık istemeyebiliriz. Ama hâlâ sevdiğimiz şeylerden sırf belli bir yaşa geldik diye vazgeçmek zorunda olduğumuzu kim belirliyor? Üstelik yeni bir zevk edinmek de mümkün. İnsan kendisiyle ilgili her kararı yirmili yaşlarında verip dosyayı kapatmıyor.
Bazen insanı takıdan çok, gelecek yorum yoruyor
Bir piercingi beğenip sonra vazgeçen birini anlıyorum. Çünkü mesele her zaman takıyı kendine yakıştırıp yakıştırmamak değil.
Bazen onu taktığında kimin ne söyleyeceğini daha şimdiden biliyorsun. Aile sofrasında açılacak konuyu, işyerindeki bakışı, bir tanıdığın “Ben sana yakıştıramadım” deyişini düşünüyorsun. Sen yalnızca bir takı seçmişken bunun üzerine açıklama yapmak zorunda kalmak istemiyorsun.
Sonunda da “Boş ver, şimdi uğraşmayayım” diyorsun.
Bu çekinceyi küçümsemek kolay. “Kimseyi önemseme, istediğini yap” demek de öyle. Ama sevdiğimiz, görüştüğümüz insanların düşüncelerinden hiç etkilenmemek her zaman mümkün olmuyor. İnsan bazen takıyı takacak cesareti değil, ardından gelecek konuşmayı yapacak enerjiyi bulamıyor.
Yine de o konuşmaların ihtimali, bizim ne istediğimizi tamamen unutturmaya başladığında bir durup düşünmek iyi gelebilir.
Kendi fikrini de hesaba katmak
Hemen karar vermen, randevu alman ya da birilerine bir şey kanıtlaman gerekmiyor. Belki bir süre daha düşüneceksin. Belki sonunda istemediğine karar vereceksin. Burada önemli olan, kararda senin fikrinin de yer bulması.
Çünkü bazen başkalarının olası yorumlarını o kadar ayrıntılı düşünüyoruz ki kendi isteğimizi tek cümleyle geçiştiriyoruz: “Ben beğeniyorum ama…”
O “ama”dan önce söylediğin şeyin de bir ağırlığı var.
Bir piercingi uzun zamandır beğeniyorsan, fotoğraflarda gözün hep ona gidiyorsa, kendinde nasıl duracağını merak ediyorsan bu isteğini hemen önemsiz sayman gerekmiyor. Başkasının beğenmemesi mümkün. Senin beğenmen de mümkün. Herkesin aynı takıda anlaşması şart değil; zaten küpe seçimini ortak karara bıraksak evden çıkmamız öğleni bulur.
Belki sonunda piercing yaptırırsın, belki yaptırmazsın. Ama aynaya baktığında kendi seçimini görmek, kararını sürekli başkalarının yüz ifadesine göre vermekten daha iyi hissettirebilir.
Senin de beğendiğin hâlde gelecek yorumları düşünerek ertelediğin bir piercing ya da başka bir şey var mı?